DİLEKÇE

Sayfayı Hazırlayan : Melih Vassaf
Yayın Tarihi : 29 Aralık 1962
Ses Dergisi , Sayı 01 Sayfa 4


Çetin Altan’ın 2 perdelik komedisi.
Sahneye Koyan: Müfit Kiper
Dekor: Turgut Atalay
Oyuncular: Fatma Andaç, Kadri Ögelmen, Necdet Yakın, Atıf Avcı, Gülistan Güzey, Abdurrahman Palay, Muhip Arcıman, Saltuk Kaplangı. YENİ TİYATRO’da …


DİLEKÇE — A. Palay, K. Ögelmen ve S. Kaplangı oyunun bir sahnesinde

Şehir Tiyatroları evvelce İstanbul’un tek tiyatrosu idi. Tiyatro severler sadece dram ve Komedi Sahnelerinde seyrettikleri oyunlarla iktifa ederler, arada sırada gelen yabancı tiyatrolardan başka tiyatro göremezlerdi. Sonraları özel tiyatrolar çoğalınca, buralarda oynayan oyunlarla Şehir Tiyatrolarındakiler kıyalanmaya başlandı ve bu, Şehir Tiyatrosunun aleyhine oldu. Bütün mali ve teknik imkansızlıklara rağmen, bugün özel tiyatrolar birinci plana geçti. Şu son hafta içinde, arka arkaya gelen prömiyerlerde özel tiyatroların çok iyi hazırlanmış piyesleri, titiz repertuarları yanısıra Şehir Tiyatrosunun, piyes seçme hususunda gösterdiği düzensizlik bunu apaçık gösteriyor. “Aklın Oyunu”, “Aceleci Kalb”, “Sevgilime Göz Kulak Ol”, “Çikolata Sevgilim”, “Garsoniyer” yanında “Dilekçe” o kadar sönük, o kadar silik ki, buna tiyatro demeye insanın dili varmıyor. Çetin Altan muhakakki iyi bir fıkra yazarı. İlk oyunu “Çemberler”le iyi bir tiyatro yazarı olacağını ümit ettiğimiz Bay Altan, ne yazık ki, arka arkaya çıkardığı “Tahtaravalli”, “Beybaba”, “Mor Defter” gibi oyunlarla bu kanaatimizi tatbik mevkiine koyamadı. “Mor Defter” de yine bir ümit ışığı vardı, fakat “Dilekçe” tam manasıyla kötü bir piyes.

“Dilekçe” nin çok daha başarılı örneklerini, Muammer Karaca yıllarda İstanbul’lu lara sunmuştu. Saatleri ayarlama müdürlüğünün personelinin hikayesi, belki daha derinliğine incelenseydi ilgilendirirdi bizi… Keza siyasi espriler, gününde söylenseydi istenilen başarı elde edilebilirdi ama bugün kimse bunlara tebessüm etmiyor. Müfit Kiper, bugün hüsnüniyetine, iyi çalışmasına rağmen, piyes çok zayıf olduğundan, ortaya bir şey çıkaramamış, aynı rejisörün “On İki Öfkeli Adam” gibi bir oyundaki sahne koyuculuğunu bildiğimiz için,  ona birşey söylemeye hakkımız yok. Sanatkarlar da üzerlerine düşen vazifeleri hakkıyla yapıyorlar. Bilhassa Necdet Yakın ilerisi için ümitlendiriyor bizleri! Fakat “Dilekçe” hepsinin emeğini boşa çıkarıyor.