Hayat Tarih

Büyük Taarruzda Türk Süvarisi

Yazan ses6admin

Anlatan: 5. Süvari Kolordusu Kumandanı Fahrettin Paşa ( Emekli Orgeneral Fahrettin Altay)

Kaynak: Hayat Tarih Dergisi Ağustos 1965 Yıl 1 Sayı 7 Röportaj: Vural Sözer Fotoğraflar: Sedat Dizici

Fahrettin Altay

Savaş sırasında üç süvari tümeninden teşkil edilen Süvari Kolordusu’nun görevi, Büyük Taarruz’da piyadelere yardım etmek ve düşmanın tam yenilmesini sağlamaktı. Yunan cephesi tahkim edilmiş olduğundan, süvari yalnız başına bu cepheyi yaramazdı. Esasen topçusu da zayıftı. Her tümende bir dağ bataryamız vardı. Her top sekiz katırla taşınırdı. Bunun için düşünülen iş piyade kolordularımız düşman cephelerini yardıktan sonra süvarinin düşman içine dalmasıydı. Aslında bu hal, ilk savaşa seyirci kalmak demekti…

Savaşmak için çare:

… Bu bize biraz ağır geldi. Savaşa aynı zamanda katılabilmek için, süvari tümenlerini, bulunduğumuz mevkle nispetle bize daha müsait hareket imkanı verecek araziye intikal ettirmeyi düşündüm ve bu maksatla geçecek bir yol aradım.

Sinanpaşa Ovası’nda, Yunan işgalinde, Tokuşlar köyünden Haydar Ağa isminde hamiyetli bir vatanperver bize arasıra bilgi veriyordu. Bu vatandaştan Ahır Dağları’nda, Yörükmezarı denilen bir gedikten aşan sarp bir patikanın mevcudiyetini öğrendim. Bu gediği düşman gündüzleri tutuyor, gece olunca çekiliyormuş. İşte bu yoldan geçmeyi kurdum ve ordu kumandanına müracaat ettim. Çok muvafık buldular ve o yolda emir verdiler. Başta 1. Tümen, arkasında 14. Tümen olmak üzere 25 Ağustos akşamı bu istikamette yürüyüşe başladık. 2. Tümenimiz on beş kilometre geride olduğu için uzaktan bizi takip ediyordu.

Yolda ancak tek kolla gidebiliyorduk. Ağaçlık, taşlık, sarp bir dağ yoluydu bu. Nihayet dağı aşarak ovaya indiğimiz zaman gün ağarmış, topçularımızın bombardımanı, piyadelerimizin hücumu başlamıştı.

KILIÇLAR KINDAN SIYRILIYOR

İlk darbemizi, düşmanın geçtiğimiz gediği tutmak maksadıyla göndermesi müsait olan süvari kuvveti yedi. Bu kuvvet kılıçtan geçirildi. Afyon – İzmir demiryoluna kadar ilerleyen keşif kollarımız, telgraf hattını kestiler ve Balmahmut’tan cepheye kuvvet gönderildiğini bildirdiler. Hazırlığını tamamlayan birinci tümen bu istikamette ilerlettim.

Fahrettin Altay, Esir Yunan generali Trikopis ile..

Bu sırada Uşak tarafından, bir düşman kuvvetinin ilerlemekte olduğu haberi geldi. Ona karşı da 14. Tümeni gönderdim. Öğleden sonra 2. Tümen de Sinanpaşa Ovasında toplanmıştı. Ordudan Çiğil temin edildi. Bu durumda, gelecek kuvvetin, indirme istasyonu Küçükköy istasyonu olabilirdi. Bunun için Küçükköy istasyonunu tutmak, düşman daha uzak bir istasyonda inmeye mecbur etmek ve saf dışı bırakmak gerekiyordu. Bu vazifeyi 2. Tümen’e verdim. Düşman da, kendilerince büyük önem taşıyan bu istasyonu takviyeye gelmişti. Muhafızlarla yapılan muharebede biraz zayiat verdik ama, istasyonu da kullanılamayacak hale getirdik. Buradaki şehitlerimiz arasında, çok kıymetli hizmetleri görülen yedek teğmen İzmirli Yıldırım Kemal’in ismi sonradan bu istasyona verildi.

Fahrettin Altay istiklal savaşı sırasında kullandığı çadırın önünde

28 Ağustos sabahı erkenden Egret’teki 2. Kolordu’ya ve Afyon’dan çekilenlere Bayramgazi’de yaptığımız hücumlarla Resulbaba tepelerinde tutunmak isteyen düşmanın maksadına mani olduk. Geciken düşman, büyük kuvvetleriyle bize taaruza mecbur oldu. Biraz zayiat verdikse de bu suretle piyadelerimiz yetişerek geciktirdiğimiz düşmanın orada yeni bir mevzi tutmasına mani oldu. Bozguna sağlam kuvvetler de karıştı ve düşman Dumlupınar’a doğru çekilmeye mecbur kaldı.

Bu muharebedek kayıplarımız arasında bulunan 13. Süvari Alayı Kumandanı Binbaşı Galip’in büyük hizmeti olmuştur. Savaştan sonra şehit olanların adına Egret köyü civarında, yol kenarında bir sütun dikerek isimlerini yazdırttım. Karayolları da sonradan bu isimleri mermer levhalar üzerine yeni harflerle yazdırmak kadirşinaslığını göstermiş. Gelen geçen yolcular bu isimleri selamlar ve her sene 28 Ağustos sabahı civar köy halkı oraya toplanarak dua eder.

Bundan sonra düşman Dumlupınar’da tutunmak istediyse de Sinanpaşa Ovası’nda ilerleyen 1. Kolordumuz buna fırsat vermemiş ve Trikopis’ten evvel Dumlupınar’a yetişmiştir.

221 total views, 0 views today

Yazar

ses6admin